Ana sayfa Ekonomi Uzmanlar ne diyor: Dolar ve eurodan rekor üzerine rekor geliyor

Uzmanlar ne diyor: Dolar ve eurodan rekor üzerine rekor geliyor

Bugün sabah saatlerinden itibaren dolar ve euroda kademeli şekilde gözlenen artışlarla art arda rekorlar geldi, borsada düşüş sürüyor. Uzmanlar gelişmeleri değerlendirdi...

PAYLAŞ

Kurban Bayramı’nın ardından haftaya kazançlar ve kayıplar arasında dalgalı bir seyirle başlayan dolar/TL, çarşamba günü 7 seviyesini aşmasının ardından bugün sabah saatlerinde yükselişini sürdürdü.

Dolar/TL, TSİ 13:00’te 7,2775 ile tüm zamanların en yüksek seviyesini ördü. Önceki rekor 7,2690 ile 7 Mayıs’ta görülmüştü. Kurda bir ay vadeli tarihi volatilite yüzde 14,48, bir ay vadeli zımni volatilite yüzde 17,39 seviyesinde bulunuyor. Euro/TL 8,6580’i, kur sepeti 7,9609’u gördü.

Londra swap piyasasında TL’nin gecelik faizi salı günü yüzde 1,050’nin üzerine çıkmasının ardından dün normal seviyelere geriledi. Offshore piyasalarda TL’nin gecelik faizi yüzde 11,7 civarında seyrediyor. Ancak yarından öbür güne faiz yüzde 46,5 seviyesinde.

Türkiye, iki yıl vadeli gösterge Hazine tahvillerinin faizi 67 baz puan artarak yüzde 12,86 seviyesinden işlem gördü. 10 yıllıkların faizi yüzde 13,93 oldu.

BIST 100 Endeksi, art arda dört günlük düşüş serisinin ardından güne yükselişle başladı. Sonrasında yön değiştiren gösterge endeks yüzde 3’ler seviyesinde ekside seyrediyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizinin enflasyonun 4 puan altında kalması ile yatırımcılarının TL mevduat getirisi elde edememesi nedeniyle dövize, altına ve son dönemde bu araçları barındıran yatırım fonlarına yönelme eğilimi dikkat çekiyor. Yurtiçi yerleşiklerin yabancı para mevduatları 204 milyar dolarla tarihi zirvede bulunuyor.

Öte yandan TL reel faizinin Türkiye için yeterli bulmayan yabancı yatırımcıların sabit getirili ve hisse senetlerinden yılbaşından beri çıkışı da 11 milyar doları aşmış durumda.

Uzmanlar, dolar ve eurodaki artışa yönelik değerlendirmelerde bulunarak, rezervlerdeki erimeye ve TL’deki değer kayıplarına dikkat çekti.

İktisatçı Mustafa Sönmez, “Doları aylarca bastırıp borçlu yandaşlara kamu bankaları üstünden 6,80 den sattılar. Yandaşlar şimdi alsalardı doları 7,25’ten alacaklardı. Kıyağı görüyor musunuz? Merkez Bankası 2019’dan bu yana 90 milyar doları ucuzdan sattı. Rezerv eritti. Şimdi bedeli tüm topluma ödetecekler” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomist Uğur Gürses, “Döviz borçlusu ülkede ulusal paranızı bollaştırırsanız paranızın fiyatını (faizini) ucuzlaştırsanız bir de sabit kurdan tanzim satış yaparak kuru tutmaya çalışırsanız; böyle dört ayda 40 milyar dolar rezervi eritirsiniz, bir işe de yaramaz. Kuru tutamadığınızla kalırsınız” diye yazdı.

HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, “Para bastı. Kredi pompaladı. Faizleri enflasyonun altına düşürdü. Döviz rezervlerini aymazca tüketti. Güveni bitirdi. Bu nedenlerle dolar fırlıyor. Yine “Dış mihraklar saldırıyor” diyecekler. Yemeyelim!” dedi.

Prof. Dr. Yalçın Karatepe, “Bizim burada verdiğimiz kurlar “bankalararası piyasada oluşan” kurlar. Eğer siz bankanızdan almak isterseniz, bankalar bunun yaklaşık 5 kuruş üstünde satıyorlar. Ayrıca bir de yüzde 1’lik kambiyo vergisini de dikkate alırsak gerçek maliyet 7,40’a yaklaşıyor” ifadelerini kullandı.

Dünya gazetesi yazarı Özcan Kadıoğlu, “TL yılbaşından bugüne kadar dolara karşı yüzde 20 değer kaybetti. Bu süre zarfında Dolar Endeksi (DXY) yılbaşına göre yüzde 4 değer kaybetti. Dolar Endeksi, Mayıs 2018 den beri en düşük değerde seyrediyor. Ekonomik olarak güçlü olsaydık TL değer kaybetmesi yerine değer kazanacaktı.

Döviz kurlarındaki her 1 kuruş artış tüm vatandaşımızın daha çok vergi ödemesi anlamına geliyor Merkezi yönetim dış borcu 96 milyar dolar, 1 dolar 2 Ocak 2020’de 5,95 TL. 6 Ağust 2020’de 7,12 TL. Kamu dış borcu TL artışı 112 milyar TL. Kısaca bu para ile dört tane Atatürk Barajı yapılabiliyor” ifadelerini kullandı.

Marmara Capital Hisse Senedi (MAC) Fonu Yöneticisi Haydar Acun, Dünyada eksi faizle bu kadar para bolluğu varken, Türkiye’nin yaşadıkları, Kaz Dağları’nda oksijensiz kalmayı başaran adamın haline benziyor” yorumununda bulundu.