Ana sayfa Editörden Taha Akyol: Ümmet ya da imparatorluk perspektifleriyle yürütülen politikalar başarısızlığa mahkûmdur

Taha Akyol: Ümmet ya da imparatorluk perspektifleriyle yürütülen politikalar başarısızlığa mahkûmdur

PAYLAŞ

Türkiye’nin Ortadoğu’da yeni bir krizle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Hürriyet yazarı Taha Akyol, Katar krizinde ABD’nin iki taraf üzerindeki patronajını sarsmamak için “Diyolagla çözün” politikası yürüttüğünü ve iki tarafa da silah sattığını; Rusya’nın ise keskin taraf olmaktan sakındığını söyledi. Türkiye’nin tutumunu ise eleştiren Akyol, Türkiye’nin aktif bir taraf olduğunu söyleyerek, “Böyle bir krizde böylesine taraf olmamız gerekir miydi?” diye yazdı.

Taha Akyol’un “Ortadoğu çıkmazı” başlıklı yazısının iglili kısmı şu şekilde:

Türkiye Mısır’da seçimle iktidara gelen Müslüman Kardeşler’in askeri darbeyle devrilmesine haklı olarak tepki gösterdi. Ama bununla kalmayıp keskin taraf halinde tavır aldı. Mısır’la ilişkileri bozan tek ülke biz olduk.
Burada Suriye politikasındaki ‘değerli yalnızlığımız’ da hatırlanmalıdır.
Belli ki bu politika Suudi patronajındaki Arap ülkelerinde de Türkiye’ye karşı bir husumet meydana getirmiş.

Zogby araştırma şirketinin 2016 araştırmasına göre, halklar arasında Türkiye’ye olumsuz bakış oranları Mısır’da yüzde 67, Suud’da yüzde 65, BAE’de yüzde 59, Irak’ta 70’ti!
Arap Birliği’nin Türkiye’yi eleştiren bildirilerini hatırlatmaya gerek var mı?

Türk ve Arap birbirini sevmez veya sever diye ideolojik genellemelerden sakınmak gerekir.
Bugün bütün Arap toplumlarında “ülkeye aidiyet” duygusu oluşmuştur; Zogby’nin araştırmasında da bu gerçek görülüyor.
Araplar da Türk cumhuriyetleri de “ağabey” istemiyorlar.
Pan-Arabizm bile bu yüzden başarısız oldu. “Ümmet” ya da “imparatorluk” perspektifleriyle yürütülen politikalar da başarısızlığa mahkûmdur.
Politikamız “milli” yani “ulus devlet” niteliğinde olmalıdır: Türkiye’nin güvenliğine ve çakırlarına odaklı bir dış politika… Eşit devletlerarası ilişkiler…
Bu da Araplar arası ihtilaflarda Türkiye’nin taraf olmamasını, bütün taraflarla ekonomik ve siyasi ilişkiler geliştirmesini gerektirir.
Katar krizi bu ilkesel gerçeği bir kere daha gösterdi

Yazının tamamı için..