Ana sayfa Gündem Kavala: Bu işin daha çok uzayacağını tahmin etmiyorum

Kavala: Bu işin daha çok uzayacağını tahmin etmiyorum

PAYLAŞ

2013 yılında gerçekleşen Gezi Parkı protestolarını finanse etmek ve hükümeti yıkmaya teşebbüsle suçlanan iş insanı ve sivil toplumun önde gelen isimlerinden Osman Kavala, iki yılı aşkın süredir tutuklu olarak Silivri Cezaevi’nde bulunuyor. 24 Aralık’ta dördüncü duruşma olacak. Bu hafta Kavala’nın “siyasi nedenlerle” ve “insan hakları savunucularını susturmak” amacıyla tutuklandığı sonucuna varan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ankara’ya Kavala’nın “derhal serbest bırakılması” çağrısında bulundu. DW Türkçe, AİHM kararı açıklanmadan önce Kavala ile Silivri Cezaevi’nde yüz yüze görüşerek hakkındaki suçlamaları, cezaevindeki hayatını ve sivil toplum çalışmalarını konuştu. Röportajda kullanılan Gezi dönemi fotoğrafları ise Osman Kavala’nın kendi kadrajından…

DW Türkçe: Davanın seyriyle ilgili değerlendirmeniz nedir?

Osman Kavala: Benim ve diğer suçlananların beraat edeceklerinden şüphem yok. Gezi protestolarının hükümeti yıkmak için dış güçlerce planlanmış, finanse edilmiş ve benim lideri olduğum gizli bir yapı tarafından yönetilmiş olduğu son derece mantık dışı bir iddia, dolayısıyla iddianamede de suçlamalara dayanak olabilecek hiçbir delil mevcut değil. Bu nedenle davanın sonucu ile ilgili endişeli değilim. Ancak, tutuklanmam fiili bir cezaya dönüşmüş durumunda. Tutuklama için kesin delil gerekmez şeklinde bir akıl yürütmeyle tahliye taleplerim reddediliyor. Üç milyonu aşkın insanın katıldığı Gezi protestolarıyla ilgili bir tek ben tutukluyum. Sadece bu durum dahi yapılanın ne kadar mantıksız olduğunu gösteriyor.

16 ay iddianamenin hazırlanmasını bekledim, dava başladıktan sonra üç defa mahkeme heyetinin başkanı değişti. Bunlar, bana tutukluluğumu uzatmak için yapılmış gibi görünüyor. Ama bu işin daha çok uzayacağını tahmin etmiyorum.

Yargı reformuna mı güveniyorsunuz?

Açıklanan reform paketinde bu davayı etkileyecek bir düzenleme yok. Ancak Adalet Bakanı’nın da ifade ettiği gibi tutuklama uygulamalarının yargısal tasarrufların meşruiyetine zarar vermekte olduğu gerçeği artık iyice görüldü. Benim durumumda da tutukluluğumun uzamasının sadece bana değil, yargıya da zarar verdiğinin anlaşıldığını sanıyorum.

İddianamede benimle ilgili iddiaların kaynağı olan emniyet raporlarının Gülencilikle suçlanan polisler tarafından hazırlanmış olduğu ortaya çıktı. İddianamenin temel aldığı soruşturma dosyasını hazırlayan savcı da FETÖ üyeliğinden aranıyor. Bu tuhaf durumun da tutuklama uygulamasının meşruiyeti konusundaki soruları artırmakta olduğunu düşünüyorum.

“Gezi’nin paranın gücüyle organize edildiği iddiası mantık dışı”

Sizin Gezi protestolarıyla nasıl bir ilişkiniz oldu?

Ben de sorumluluk sahibi birçok İstanbullu gibi Gezi Parkı’nda inşaat yapılmasına, parkın park olmaktan çıkarılmasına karşı çıktım, bunun yanlış bir karar olduğunu anlatmaya gayret ettim. Böyle davranmak için benim özel bir nedenim de var, orası çocukluğumdan beri aşina olduğum, çok sevdiğim, bana huzur veren bir mekan. Her sınıftan, her çevreden insanın da bu parktan faydalandığını çok iyi biliyorum. Çalışma ofisim de Gezi Parkı’na adeta bitişik olduğu için protestolar sırasında da sık sık oraya gittim, Gezi ile ilgili ortaya çıkan enerjinin hak savunuculuğu yapan sivil girişimlerin ve yerel demokrasinin güçlenmesine nasıl katkı yapabileceğine dair değerlendirme toplantılarına da katıldım. Hükümet temsilcileriyle diyalog yürütülmesi konusunda da çabam oldu. Ancak gösterilerin organizasyonuna yönelik bir faaliyette bulunmadım, bu faaliyetler için maddi katkı da sağlamış değilim. Kimse de benden bunun için maddi destek talebinde bulunmadı. Gezi protestolarının önceden planlanmış bir kumpas olduğu, paranın gücüyle organize edildiği iddiası son derece mantık dışı olduğu gibi protestolara katılan yüz binlerce insanın akıllarına, özgür iradelerine yönelik ciddi bir aşağılama anlamına da geliyor. Bir hukuk insanı, bir kamu görevlisi nasıl böyle bir iddiayı ciddiye alıp buna göre bir kurgu oluşturabilir, bu akıl alacak bir şey değil.