Ana sayfa Editörden Karagül: ‘Suriye ve Irak’ın kuzeyinden gelen dalga 15 Temmuz’un devamıdır’

Karagül: ‘Suriye ve Irak’ın kuzeyinden gelen dalga 15 Temmuz’un devamıdır’

PAYLAŞ

Yurtdışında yaşanan gelişmeleri köşesine taşıyan Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül, ‘Suriye ve Irak’ın kuzeyinden gelen dalga 15 Temmuz’un devamıdır’ ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin ‘büyük bir adım atacağı’ her zaman ‘birilerinin’ planlarını daha önce devreye soktuğunu ifade eden Karagül, ‘Bir an önce, ne tür müdahale yapılacaksa yapılmalı, asla gecikmeye izin verilmemeli’ dedi.

Karagül’ün yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Türkiye ne yapacaksa elini çabuk tutmak zorunda. Kararlı ve cesur olmak zorunda. Küçük bir erteleme, tereddüt, endişe onu bir daha adım atamayacak hale getirebilir. Önümüzde böyle bir tehlike söz konusudur. Belki de böyle bir hazırlık söz konusudur.

Suriye ve Irak’ın kuzeyinden kuşatılıyoruz. Bu artık tartışılamaz bir gerçekliktir. Bir an önce, ne tür müdahale yapılacaksa yapılmalı, asla gecikmeye izin verilmemeli, diplomatik manevraların ve içerideki karanlık operasyonların zihin bulandırmasına izin verilmemelidir. Çünkü bugün, acilen gerekli adımları atamazsak bizi adım atamayacak hale getirme ihtimalleri son derece ciddidir.

Biz harekete geçmeden felç etmeye hazırlanıyorlar

Korkum; biz daha ne yapacağımıza karar veremeden ya da harekete geçemeden Türkiye’yi sarsacak felç edecek bir şok dalgasıdır. Böyle bir hazırlığı hissediyorum. Sadece hissetmiyor, böyle bir hazırlığı görüyorum. Dikkatle bakan herkes görecektir.

Bu hep öyle olmuştur. Türkiye ne zaman kendi geleceğine yönelik sağlam kararlar alsa, ne zaman bu yönde adımlar atmaya hazırlansa, daha harekete geçemeden olağanüstü bir durum gerçekleşir. Başkaları daha önce hareket eder ve Türkiye uzunca bir süre kilitlenir, hareket edemez hale getirilir.

15 Temmuz çokuluslu saldırısı gözlerimizi açtı. Tehditlerin gerçek kaynağını gördük. Suriye ve Irak’ın kuzeyinden gelen dalga 15 Temmuz’un devamıdır. Bu da gözlerimizi açtı. Tehdidin yine o kaynaktan geldiğini gördük. Figüranlar ve yöntemler değişti ama hedefleri hiç değişmedi.

Yazının tamamı için tıklayınız.