Ana sayfa Gündem İnsan hakları raporu: ”MİT insan kaçırdı, gözaltında işkenceler yaşandı”

İnsan hakları raporu: ”MİT insan kaçırdı, gözaltında işkenceler yaşandı”

Türkiye'de Gezi Direnişi'nin ardından hak ihlallerinde artış yaşandı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ise gözaltında işkenceden insan kaçırmaya varıncaya dek çok sayıda hak ihlali bildirimi yapıldı.

PAYLAŞ

Uluslararası raporlarda Türkiye’deki işkence, haksız gözaltı ve tutuklamalar ile insan kaçırmalara değinildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı her yıl yayınladığı ve ülkelere göre insan hakları uygulamaları ve koşullarının incelendiği insan hakları raporunu açıkladı. Raporda Türkiye’de yaşanan hak ihlalleri de yer aldı.

Amerikanın Sesi sitesinin haberine göre raporun Türkiye bölümünde 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştiği 2016 yılında ülkenin önemli siyasi değişim yaşadığı, hükümetin olağanüstü hal kararnamelerini ve yeni terörle mücadele yasalarını kullanarak terör bağlantılı gerekçelerle binlerce polis ve askeri personeli görevden aldığı belirtildi.

Türkiye’de gözaltına alınan ABD Konsolosluğu çalışanları, serbest bırakılan rahip Brunson, TSK’nın Afrin operasyonu, yurtdışındaki Gülen Cemaatine ait kişilerin kaçırılması, seçim sürecinde medya özgürlüğü de rapora girdi.

Rapordan öne çıkanlar özetle şöyle:

“Yetkililer terörle mücadele yasalarını insan hakları aktivistleri, medya kuruluşları, PKK sempatizanı olduğundan şüphelenilen kişiler, Gülen hareketi üyesi olduğu iddia edilen kişilere karşı geniş bir şekilde kullandı. İnsan hakları örgütleri gözaltında bulunan pek çok kişinin terörle doğrudan bağlantısının bulunmadığını, bu kişilerin eleştirel sesleri susturmak ya da siyasi muhalefeti zayıflatmak amacıyla gözaltına alındıklarını iddia ediyor.”

“CPJ’ye göre Aralık ayı itibariyle 73 gazeteci cezaevinde. Bilinmeyen sayıda gazeteci de Türkiye dışında ve tutuklanma korkusuyla bu gazeteciler ülkelerine dönemiyor.”

“Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’ne göre mart ayında Doğan Medya Grubu’nun hükümet yanlısı Demirören Grubu’na satılmasıyla hükümet en çok izlenen televizyon kanalları ve en çok okunan gazetelerin yüzde 90’ının yönetiminde güç sahibi oldu.”

“Çoğu aday genel olarak 24 Haziran seçimleri öncesinde seçim kampanyalarını yapabildi. Ancak HDP’nin adayı seçim kampanyası sırasında cezaevindeydi. İyi Parti lideri de fiili bir medya ambargosuyla karşı karşıyaydı. AGİT seçimlerin Cumhurbaşkanı ve iktidardaki parti lehine olan bir ortamda yapıldığını belirtti.”

“Adaylara yönelik medya yayınları cumhurbaşkanı ve iktidardaki partiden yanaydı. Örneğin bir RTÜK üyesine göre 14-30 Mayıs tarihleri arasında TRT Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili 67 saat, CHP adayı Muharrem İnce ile ilgili yedi saat, İYİ Parti lideri Meral Akşener ile ilgili 12 dakika, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ile ilgili sekiz dakika, HDP adayı Selahattin Demirtaş ile ilgili sıfır dakika yayın yaptı.”

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın raporunda İstanbul’un yeni havalimanı inşaatında çalışan işçilerin 14 Eylül’de güvenli olmayan çalışma koşullarını ve ödenmeyen ücretleri protesto için yürüyüş düzenlediği hatırlatıldı:

“Resmi hükümet istatistikleri havalimanı projesinde 27 işçinin hayatını kaybettiğini belirtirken bazı sendikalar bu sayının daha yüksek olduğunu iddia ediyor.”

Polisin işçilerin yürüyüşüne engel olduğu ve yaklaşık 500 işçinin de gözaltına alındığı, bu işçilerin çoğunun daha sonra serbest bırakıldığı ancak 31’inin hala gözaltında olduğu belirtildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre eyleme katılan bazı işçilerin kovulduğu ve havalimanı inşaat alanında da yoğun polis varlığı olduğu belirtildi.

Raporda “DİSK’e göre OHAL’de hükümet ulusla güvenliğe risk oluşturduğu gerekçesiyle yedi grevi yasakladı, 15 grevi de askıya aldı” tespiti de yer aldı.