Ana sayfa Editörden Hakan Albayrak: Erdoğan’ın konuyla ilgili açıklamaları tatminkâr olmaktan çok uzak

Hakan Albayrak: Erdoğan’ın konuyla ilgili açıklamaları tatminkâr olmaktan çok uzak

PAYLAŞ

İnsan hakları aktivistlerinin Büyükada’da toplantı yaptıkları sırada gözaltına alınmasının ardından iktidara yakın medya tarafından başlatılan “Büyükada’da casusluk tezgahı” şeklindeki tezviratların bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığına ilişkin bilgilere ulaştığını söyleyen Karar yazarı Hakan Albayrak, tezvirat başladıktan sonra geri adım atmakta zorluk çekildiğini belirtti.

‘Gizli’ denilen toplantının gizli olmadığını, Erdoğan’ın açıklamaları ve savcılığın ‘performansı’nın tatminkar olmadığına dikkat çeken Albayrak, “En ağır suçlamalar bile çok kolay yapılabiliyor. Mahkemeler gözaltı ve tutuklama kararlarını çok kolay alabiliyor. ‘İnsanların itibarları ve özgürlükleri söz konusu olduğunda iki kere düşünelim’ denmiyor” diye yazdı.

Albayrak’ın yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Yıldıray Oğur’un 5 Ağustos 2017 tarihli Karar’da yer alan “Büyükada’da aksayan vapur seferleri üzerine…” başlıklı yazısını okumuş muydunuz? Okumadıysanız muhakkak okuyun derim.

Bu yazıda yer alan bilgilerden ve kulağımıza gelen başka bazı bilgilerden edindiğimiz intiba, “Büyükada’da büyük casusluk tezgâhı” tezviratının bir yanlış anlamadan kaynaklandığı, bu tezvirat bir kere başladıktan sonra geri adım atmakta zorluk çekildiği, tutuklanan kişilerin halen tutuklu olmasının bu zorluktan kaynaklandığı yönünde.

Hükûmete yakın basında ilgili haberler sansasyonel başlıklar altında sunuluyor ama haberlerin içerikleri -bütün zorlamalara rağmen- o sansasyonelliğin hakkını veremiyor. Bir kere, “gizli toplantı” denilen toplantı aslında gizli değildi. Balık baştan kokuyor yani.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuyla ilgili açıklamaları da tatminkâr olmaktan çok uzak. Savcılığın ‘performansı’ da.

En ağır suçlamalar bile çok kolay yapılabiliyor. Mahkemeler gözaltı ve tutuklama kararlarını çok kolay alabiliyor. ‘İnsanların itibarları ve özgürlükleri söz konusu olduğunda iki kere düşünelim’ denmiyor. Uluslararası komplikasyonlar zaten hiç umursanmıyor. (Yabancı devletlerle şu veya bu konuda didişmeniz kaçınılmaz hale geldiğinde mecburen didişirsiniz. Ne yazık ki son zamanlarla kaçınılabilir didişmelere de balıklama atlanıyor. Bu arada “Ahmet Davutoğlu bizi herkesle papaz etmişti, iyi ki gitti” sakızı çiğnenmeye devam ediyor!) İyi değil bu gidiş.
FETÖ’yle, PKK’yla mücadelenin haklılığına, hukuk devletinin hukukiliğine gölge düşürülmemeli. En önemlisi, mazlumun “âh”ını almaktan korkulmalı.

Ne derler? “Biraz daha özen lütfen.”

Yazının tamamı için…