Ana sayfa Gündem Ergenekon soruşturması 11 yıl sonra kağıt üstünde de kapatıldı

Ergenekon soruşturması 11 yıl sonra kağıt üstünde de kapatıldı

PAYLAŞ

Ergenekon davası 12 Haziran 2007’de bir ihbar üzerine Ümraniye’de bir gecekonduya yapılan operasyonda bir sandık el bombasının ele geçmesiyle başlamıştı. Dönemin İstanbul savcısı Zekeriya Öz’ün hazırladığı iddianamede, devlet içinde yuvalanan ‘Ergenekon örgütü’nün, faili meçhul cinayetlerden provokatif katliamlara kadar çok sayıda olayın faili olduğu anlatıldı.

Aralarında eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ gibi askerlerden, sivil toplum yöneticileri, gazeteciler, siyasetçiler, yazarlar ve sendika temsilcilerine kadar 1000’e yakın kişi dava kapsamında yargılandı ve yüzlerce kişi altı yıla varan sürelerle hapis yattı.

Davadaki mahkumiyet kararları Yargıtay tarafından bozulduktan sonra tüm sanıklar serbest kalmıştı. Davanın Zekeriya Öz ve Fikret Seçen’in de aralarında bulunduğu savcıların bir kısmı halen ‘FETÖ/PDY’ davasından aranıyor ve firarda. Operasyonda yer alan birçok polis ve savcı da tutuklu.

515 KİŞİNİN SORUŞTURMASININ AÇIK OLDUĞU FARK EDİLDİ  

2007’de başlatılan Ergenekon soruşturması, 11 yıl sonra kapandı. Bir süre önce dosyada; halen 515 kişi hakkındaki soruşturmanın açık olduğu fark edildi. Bu isimler arasında, 2007-2011 arasında telefonlarının dinlendiği saptanan eski Adalet Bakanı Mehmet Moğultay, eski Kültür Bakanı Agah Oktay Güner, eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ve Hüseyin Kıvrıkoğlu ile eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da yer alıyor.

USULSÜZLÜKLERE DİKKAT ÇEKİLDİ DOSYA KAPATILDI 

Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre; İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zafer Koç, Bülent Başar ve Hikmet Pak’ın 20 Haziran’da imzaladığı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda şu usulsüzlüklere dikkat çekildi:

“Ergenekon’un varlığına ilişkin olarak somut tespit ve delil yok. Örgütün varlığı varsayımlara dayandırıldı. Çok sayıda kişi varsayımlarla aynı örgütle ilişkilendirilip telefon görüşmeleri dinlendi.

Dinleme ve takip karar taleplerinde soyut ifadeler kullanılıp gerekçesiz kararlar verildi. Yasaya aykırı dinleme kararları alındı. Bazı karar ve dinleme tutanaklarına ulaşılamadı.

Hukuka aykırı kararlara istinaden yüzlerce kişinin hoyratça iletişimleri denetlendi ve haberleşme özgürlükleri ihlal edildi.

Bu yöntemlerle elde edilen delillere dayanılarak arama – el koyma, gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvuruldu.

Dijital delillerin sahteliğine ve kendilerine ait olmadığına ilişkin şikâyet ve savunmalar dikkate alınmadı ve bu şikâyetlerle ilgili araştırmalar yapılmadı.”