Ana sayfa Editörden Enver Aysever: Soru soracak gazetecileri içeri tıkmak, işinden etmek racona uygun mu?

Enver Aysever: Soru soracak gazetecileri içeri tıkmak, işinden etmek racona uygun mu?

PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Racon kesilmesi gerekiyorsa ben keserim” sözlerini gündemine taşıyan BirGün yazarı Enver Aysever, racon kesmenin kendine göre bir kuralı bir dengesi olduğunu söyledi.

Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini ve iktidarın muhalif kesime yönelik orantısız müdahalesine ilişkin örnekleri hatırlatan Aysever, ” Kılıçdaroğlu ekrana gel dediğinde kaçmak racona ters değil mi? Ya da soru soracak gazetecileri içeri tıkmak, işinden etmek racona uygun mu?” diye yazdı.

Enver Aysever’in yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Racon kesmek hayatın farklı alanlarında rastladığımız bir tutum. Söz gelişi yanında eşi, çocuğu olan biriyle kavgaya tutuşulmaz. On kişi bir kişiye çullanmak racona terstir. Yani diyeceğim, kendince bir kural, denge vardır bu kabadayı dünyada. Ya da eskilerde böyleydi. En azılı kabadayılar mahallesindeki yoksulu korur, kollardı. Elbet bunu herhangi bir meşruiyet sağlamak, bu davranış biçimini haklı kılmak için yazıyor değilim. Ama işte bir racon vardı…

Şu örnek tam durumu izah eder sanırım… Geçen gün elinde sopalarla, mahallesinde bulunan LGBT bireylere saldırdı bir grup delikanlı(!) İsyan eden LGBT’ler: “Gücünüz bize yetiyor, ahlakınızı biz bozuyoruz öyle mi? Ensar’da çocukların ırzına geçilirken neredeydiniz?” diye haklı bir soru yöneltti. Ardından bir ülkücü mafyanın yakını, kendi de ülkücü olan adam, on beş yaşında erkek çocukla basıldı… Soruyorum: Güçsüze vurmak, güçlünü yanında olmak mıdır racon?

Diyeceğim şudur: Mahpusta iki insan can vermek üzereyken, Saray’da oturmak vicdana sığar mı mesela? Binlerce insan KHK ile görevinden uzaklaştırılıp açlığa mahkûm edilirken, onlara nispet yapmak ahlaka uygun mu mesela? Atanamayan gencecik öğretmenler bir bir canına kıyarken, çocuklarına gemicik almak, utanmazlık değil mi söz gelişi? Seçim sırasında kural değiştirmek, ohal koşullarında sandık koyup, iktidar devşirmek mertçe mi acaba? Halkın seçtiği siyasileri, sorgusuz sualsiz içeri tıkmak delikanlılık mıdır? Devletin tüm olanaklarını seferber edip, basını baskı altına alarak, rakibinin elini kolunu bağlayarak seçim yapmak ne kadar dürüstçe? Çoğaltabilirim…

Racon kesmenin bir yolu, yöntemi vardı eskilerde. Yüz yüze olmak ilk kuraldı. Kılıçdaroğlu ekrana gel dediğinde kaçmak racona ters değil mi? Ya da soru soracak gazetecileri içeri tıkmak, işinden etmek racona uygun mu?

Yazının tamamı için…