Ana sayfa Gündem Almanya’da Milli Görüş eski yöneticilerine tecilli hapis cezası

Almanya’da Milli Görüş eski yöneticilerine tecilli hapis cezası

Almanya’da İslam Toplumu Milli Görüş derneğinin dört eski yöneticisi vergi kaçırmaktan suçlu bulunarak tecilli hapis cezasına çarptırıldı. Verilen cezalar 14 ile 24 ay arasında değişiyor.

PAYLAŞ
Almanya’nın Köln kentinde 18 Eylül 2017’de başlayan İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) derneğine ilişkin davada karar açıklandı. Vergi kaçırmaktan suçlu bulunan dört eski yönetici 14 ile 24 ay arasında değişen tecilli hapis cezalarına çarptırıldı.
Köln Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına sanıklar, eski Genel Başkan Yavuz Çelik Karahan ile aynı dönemde görev yapan Genel Sekreter Oğuz Üçüncü, yönetim kurulunun üyesi Ali Bozkurt ve muhasebeci İsa Erdener katıldı.
Yavuz Çelik Karahan 2 yıl, Oğuz Üçüncü 1 yıl 10 ay, Ali Bozkurt 1 yıl 9 ay ve İsa Erdener 1 yıl 2 ay hapis cezalarına çarptırıldı. Cezalar daha sonra sanıkların iyi halleri ve mahkemeye yardımcı olmaları göz önünde bulundurularak tecil edildi.
Yargıç: Doğrudan sorumlular
Yargıç Dr. Marc Hoffmann, Milli Görüş yöneticilerinin, haç ve umre organizasyonlarından elde edilen gelirleri maliyeye eksik bildirmek suretiyle vergi kaçakçılığı yapmaktan mahkum edildiklerini açıkladı. Gerekçeli kararda kaçırılan vergi miktarının 2 milyon 200 bin euro olduğu belirtildi.
Yargıç Hoffmann, tecilli hapis cezaları alan sanıkların suçun işlendiği dönemlerde teşkilatta üst düzey yönetici olmaları nedeniyle doğrudan sorumlu olduklarının altını çizdi. Hoffmann, “Yöneticiler gelir ve giderleri takip etmek ve bunları maliyeye doğru beyan etmekle yükümlüdürler. Eğer bunu yapmazlarsa suç işlemiş olurlar” dedi.
Diğer suçlamalar
Yaklaşık 18 ay süren dava Milli Görüş hakkında üç değişik suçlamayla açıldı. İlk suçlama Milli Görüş’ün çalıştırdığı imamların sosyal sigorta primlerini ödemediği yönündeydi. Ancak bu iddia mahkemenin ilk aylarında delil yetersizliğinden dolayı dosyadan çıkarıldı.
Milli Görüş’e yönelik diğer suçlama ise kurban paralarının amaç dışı kullanıldığına ilişkindi. Teşkilatın kurban kampanyalarında, Avrupa’da yaşayan Müslümanlardan topladığı bağışları sadece kurban kesmek için kullanmadığı, bir kısmını teşkilatın diğer giderleri için harcadığı ileri sürüldü. Ancak bu iddia da delil yetersizliğinden dosyadan çıkarıldı.